Duvarın üzerindeki o cümle hâlâ gözlerinin önündeydi:
“Sen de kayıpsın.”
Aras, işaretin önünde dakikalarca kıpırdamadan durdu. Parmaklarını titreyerek taşın üzerinden geçirdi. Bu işareti bırakan biri varsa…
Demek ki o ilk değildi.
Ve belki de…
Son da olmayacaktı.
🧩 Zamanda Kaybolanlar
O gece işaretin olduğu duvarın arkasındaki kapıyı fark etti. Küçük, paslı bir demir kapı… Açıldığında karşısına yer altına inen dar bir merdiven çıktı.
Aşağı indi.
Ve onları gördü…
Kadınlar…
Erkekler…
Farklı kıyafetler, farklı yüzler, farklı çağlardan insanlar…
Ama ortak bir şeyleri vardı:
Hepsi zamanda kaybolmuştu.
İçlerinden yaşlı bir adam öne çıktı.
“Hoş geldin,” dedi.
“Sen kaçıncı sıçrayışını yaptın?”
Aras yutkundu.
“İlk…”
Adam acı bir tebessümle başını salladı.
“İlkler her zaman en çok acıyanlardır.”
⚡ Zamanın Arkasındaki Gerçek
O gece Aras her şeyi öğrendi.
Zaman bir nehir değildi…
Bir ağ gibiydi.
Ve bu ağın içinde sıkışanlar, bir daha kolay kolay çıkamıyordu.
Zamana müdahale eden herkes, bir bedel ödüyordu.
Bazısı anılarını…
Bazısı bedenini…
Bazısı da geri dönüş hakkını…
Aras’ın bedeli ise belliydi:
O, çıkışı olan tek kapının anahtarını hâlâ taşıyordu.
Bileğindeki cihaz, diğer herkesinkinden farklıydı.
Ve yalnızca bir kişiyi geri gönderebilecek gücü kalmıştı.
🕳️ Tek Kişilik Dönüş
Ertesi gün, yer altındaki herkes toplandı.
Genç bir kız vardı…
Savaşta kaybolmuş bir asker…
Gelecekten düşmüş bir bilim kadını…
Hepsi Aras’a bakıyordu.
Kim dönecekti?
Sessizlik ağırlaştı.
Aras yavaşça konuştu:
“Ben döneceğim.”
Bir uğultu koptu.
“Bu bencilce!” diye bağırdı biri.
“Sen zaten geldin, biz yıllardır buradayız!” dedi diğeri.
Ama yaşlı adam elini kaldırdı.
“Hayır,” dedi sakinlikle.
“Eğer biri dönecekse, o dönmeli.”
Herkes sustu.
Çünkü yaşlı adam cümlenin devamını getirdi:
“Çünkü onun dönüşü… hepimizi kurtarabilir.”
⏳ Son Sıçrayış
Gece yarısı.
Gökyüzü yarıldı.
Işık halkası yeniden açıldı.
Ama bu kez kontrolsüzdü.
Zaman çığlık atıyordu sanki…
Aras cihazı aktif etti.
Ekranda tek bir cümle belirdi:
“Bu sıçrayışta geri dönüş yok.”
Aras gözlerini kapadı.
Ve gülümsedi.
“Ben zaten artık geri dönemem,” dedi.
“Ama siz dönebilirsiniz.”
Ve halkaya adımını attı.
💥 Zaman Kırıldı
Aras portala girdiği anda…
Yer sarsıldı.
Gökyüzü yırtıldı.
Zaman ağ gibi çözüldü.
Yer altındaki herkes bir bir ışığa çekildi.
Ve birer birer…
Kendi zamanlarına geri döndüler.
Son kalan kişi Aras’tı.
Portalin içindeki ışık sönmeye başladı.
Cihaz paramparça oldu.
Ve Aras, sonsuz bir boşluğun içinde süzülürken son kez mırıldandı:
“Demek ki birini kurtarmak…
kendinden vazgeçmekmiş.”
🌌 Sonsuzlukta Bir Adam
Ne geçmiş vardı artık…
Ne gelecek…
Aras, zamanın dışına düşmüştü.
Ama o anda, uzakta bir ışık belirdi.
Ve bir ses duyuldu:
“Zaman kaybolanları unutmaz…”
Aras gözlerini kapadı.
Ve ilk kez…
Korkmadı.
✅ SON
Aras geri dönmedi.
Ama zamanda kaybolan herkes onun sayesinde kurtuldu.
Ve bazı geceler…
Saatler tam 03.17’yi gösterdiğinde…
Birileri zamanı bir anlığına durur gibi hisseder.
Belki de…
Aras hâlâ oradadır.
Zamanın ötesinde…
Nöbettedir.
📌 Final
Bu hikâye şunu fısıldar:
Zamanı değiştirmek isteyen, önce kendinden vazgeçmeyi öğrenmelidir.
mutlucicekler.com















Bir Cevap Yazın