Aras gözlerini açtığında yer hâlâ titriyordu.
Kulakları uğulduyor, göğsü yanıyordu. Patlamanın sıcaklığı ceketinin arkasını yakmış, bileğindeki cihaz sanki ölü bir kalp gibi kararmıştı. Etrafında insanlar bağırıyor, bir yerlere koşuyor, ama kimse onun varlığını gerçekten fark etmiyordu.
Çünkü o, zamana ait değildi.
⏳ Zaman Dondu, İnsanlar Akmaya Devam Etti
Ayağa kalktı. Sendeliyordu.
Az önce laboratuvarda olan adam, şimdi 150 yıl öncesinin taş sokaklarında yürüyordu. At arabaları, askerler, barut kokusu… Her şey fazlasıyla gerçekti.
Bileğine baktı.
Cihaz tepki vermiyordu.
Ne geri dönüş ışığı vardı…
Ne de kalan süreyi gösteren dijital sayaç.
Aras fısıldadı:
“Hayır… hayır… daha zamanı vardı…”
Ama zaman, ona artık cevap vermiyordu.

🕳️ Gelecekten Gelen Adam
Aras günlerce saklandı. Harap binalarda uyudu. İnsanların konuşmalarını dinledi. Diline yabancı kelimeler, yüzlerinde korku vardı. Savaş yaklaşmaktaydı.
Bir gece, bir bodrum katında küçük bir kız onu fark etti.
“Sen… askerlere benzemiyorsun,” dedi.
Aras ilk kez o an şunu fark etti:
Onun kıyafetleri, konuşması, hatta duruşu bile bu zamana ait değildi.
Artık sadece kayıp değil…
Şüpheliydi.
🧠 Gelecek Bilgisi, Geçmişte Lanet Olur
Aras geçmişi değiştirecek bilgileri biliyordu. Yaklaşan felaketleri… Yanacak şehirleri… Ölecek insanları…
Ama bir kural vardı:
Zamana müdahale eden, zamanı kendi üzerine çeker.
Bunu çok iyi biliyordu.
Yine de bir gün, bir çocuğu bir binanın yıkılacağından saniyeler önce kurtardı.
Ve o an…
Zaman ilk kez ona karşılık verdi.
⚡ İlk Zaman Çarpılması
Gökyüzü bir anlığına karardı.
Etraftaki sesler boğuklaştı.
Aras’ın gözleri karardı ve başının içinde metalik bir ses yankılandı:
“Zamansal dengesizlik tespit edildi…”
Bileğindeki cihaz anlık olarak yanıp söndü.
Aras nefesini tuttu.
“Demek ki… hâlâ bir yol var…”
Ama bu yol, düşündüğünden çok daha karanlıktı.
🕯️ Zamanda Çürümek
Günler haftalara, haftalar aylara dönüştü.
Aras yaşlanmıyordu…
Ama zaman onun ruhunu çürütüyordu.
Her gece aynı kâbusu görüyordu:
Laboratuvar…
Işık halkası…
Ve bir daha asla ulaşamayacağı kendi zamanı…
Bir akşam aynada kendine baktı ve şunu fark etti:
Gözlerindeki adam, artık yolculuğa çıkan adam değildi.
Kaybolan adam olmuştu.
🧩 Gizemli İşaret
Tam umudunu kaybetmek üzereyken, terk edilmiş bir duvarın üzerinde bir işaret gördü:
Bir daire…
İçinde kırık bir saat sembolü…
Ve altında tek bir cümle:
“Sen de kayıpsın.”
Bu yazı, ondan önce de başkalarının burada sıkıştığını gösteriyordu.
Aras’ın elleri titredi.
Demek yalnız değildi…
Ama bu, kurtuluş demek miydi?
Yoksa…
Zamanda sıkışanların mezarlığına mı gelmişti?
🔻 BÖLÜM 2 BURADA SONA ERDİ …
Bir sonraki ve final bölümünde:
✅ Aras’ın kendisi gibi başka zaman kayıplarıyla karşılaşması
✅ Zamanın arkasındaki karanlık gerçek
✅ Ve en büyük soru:
“Gerçek zamana dönüş mümkün mü?”














Bir Cevap Yazın